Pratik Öneriler

ÇOCUĞUNUZU SAKİNLEŞTİRMEK İÇİN ÖNERİLER

Anne ve babaların, çocuklarının bitip tükenmeyen enerjileri karşısında zaman zaman çaresiz kaldıkları ve çocukları ile nasıl başa çıkacaklarını bilmedikleri bir gerçektir. Okul öncesi çağları, çocuklarımızın en hareketli dönemini oluşturur.

Normal çocuklardan farklı olarak bazı çocuklar "aşırı hareketli" olarak tanımlanırlar. Bu çocukların dikkat süreleri kısadır ve çabuk sıkılırlar. Bir masalı sonuna kadar dinleyemez, oyuncakları ile oynayamazlar. Anî ve beklenmedik hareketler yaparlar. Sosyal uyum güçlüğü ve duygusal sorunlar gösteren bu çocuklar, huzursuz ve sinirlidirler. Anî ağlama ve öfke krizleri geçirirler. Çevrelerini ve anne babalarını rahatsız ederler. Saldırgan davranışlara yönelirler. Elbette böyle durumlarda bir pedagoga başvurarak çocuğunuzu yönlendirmeniz son derece önemlidir.

Günlük yaşamın getirdiği zorluklarla boğuşmak zorunda olan anne ve babalar, çocukları ile paylaştıkları sınırlı zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmek durumundadırlar.

Aşırı hareketlilik çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir. Eğer çocuğunuzdaki sorun nörolojik (sinirsel) bir sebebe bağlı değilse, eğitim yöntemleriyle çocuğunuzu sakinleştirip rahatlatmanız ve onunla olumlu bir iletişim kurabilmeniz her zaman mümkündür.

Çocuğunuza iyi niyet, anlayış ve sabırla yaklaşıp olumsuz eleştiri yerine, olumlu yaklaşımı tercih edebilirsiniz. Kısıtlama ve cezalandırma yerine iyi davranışlarını ödüllendirip onaylarsanız, onu yeniden kazanabilirsiniz.

Hareketli çocuklar, kararlı ve dengeli bir disipline diğerlerinden daha çok ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden onun günlük programını kendi koşullarınıza göre belirleyip uygulayın. Böylelikle sizin talimatlarınızı kolaylıkla yerine getirebilirler. Enerjilerini harcamaları için onlara fırsat verin ve onları başarabilecekleri etkinliklere yönlendirmeyi ihmal etmeyin. Eğer onun hoşlanacağı etkinlikleri baş başa gerçekleştirebilirseniz, onunla yakından ilgilenme fırsatını da bulmuş olursunuz.

   Anne Babalara Öneriler:

• Günlük program hazırlayın ve onu uygulayın.

• Çocuğunuzun öfke krizlerine ilgi göstermeyin ve sakin olun.

• Çocuğunuz olumlu davranışta bulunduğunda ona ilgi gösterin ve onun bu davranışını ödüllendirin.

• Çocuğunuzun üzerine fazla düşmeyin.

• Çocuğunuzu sürekli "yapma" uyarısı ile kısıtlamayın. Ancak belli kurallar koyun.

• Çocuğunuza karşı sabırlı ve kararlı davranın. Onunla faydalı diyalog kurmanın yollarını arayın.

• Çocuğunuzun olumsuz davranışlar da bulunmasının sebeplerini bulmaya çalışın.

• Çocuğunuzla taklit oyunları oynayarak onun rahatlamasını sağlayın.

• Çocuğunuzu su, resim ve boyama etkinliklerine yönlendirerek duygularını dışa vurmasını sağlayın.

• Çocuğunuzu başarılı olabileceği alanlara yöneltin. Spor, müzik vb.

• Çocuğunuzun yaşıtları ile arkadaşlık kurmasına fırsat verin.

• Çocuğunuza açık havada oynama fırsatı vererek enerjisini harcamasına yardım edin.

Bu kitapta, çocuğunuzu sakinleştirmenin pratik yolları anlatılmaktadır. Her anne ve babanın çocuğu ile zevkle paylaşabileceği 55 alıştırma yer almaktadır.

Bunlar, hemen her çocuğun büyük bir zevkle katılacağı alıştırmalardır. Çocuklarınızı bu alıştırmalarla sakinleştirirken belki sizler de yaşanması sadece sihirli çocukluk yıllarında mümkün olabilecek keyifli anlar yaşayacaksınız.

Bu alıştırmalar esnasında, yoğun çalışma ortamının stresinden kurtulup gevşediğinizde anne baba olmanın benzersiz mutluluğunu hissedeceksiniz. Bu anlar, yıllar sonra çocuklarınızla her zaman hatırlayıp gülümseyeceğiniz güzel hatıralar arasında yer alacaktır. Ayrıca zamanla vazgeçilmez bir alışkanlık hâlini alan bu eğlenceler, nesilden nesile aktarılarak sürüp gidecektir. Çocuğunuzun ilk yıllarında ona ayıracağınız bu önemli zaman, giderek size, kendiyle barışık, mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmenin gururunu yaşatacaktır.

Pedagog Oya Kara

 

GÜRÜLTÜLÜ VE HUMMALI BİR YAŞAMIN VAHALARI

Sükûnet ve çocuklar! Bunlar bir arada bulunması imkânsız gibi görünen iki sözcüktür. Ne kadar yorgun, hasta ya da stresliysek, çocuklarımızın da o kadar "daha az aktif" olmalarını umarız. Fakat bu umudumuz oranında hayal kırıklığına uğrarız. Çocuklar, hareketten zevk alan, keşfetme arzusuyla yanıp tutuşan, yerlerinde duramayan, meraklı bir yapıya sahiptirler. Neredeyse her zaman bu böyledir. Fakat en aktif ve öğrenme merakı en çok olan çocuk dahi sakinleşme yeteneğine sahiptir. Yaşadıklarını, gördüklerini, hissettiklerini işleyebilmek, değerlendirebilmek, bunlardan sonuçlar çıkarabilmek ve bir şeyler öğrenebilmek için buna mecburdur da.

Aktivite ve sükûnet dönemlerinin her zaman anne babanın arzusuyla gerçekleşemeyeceği ve dengelenemeyeceği sorunun bir boyutudur. Diğeri ise bunun, çocuğun kendisi tarafından başarılması sırasında yaşanacak olan güçlüktür.

Pek çok oyalayıcı unsur ve görev, sabahtan akşama kadar çocuğun önünde bir engeldir. Aslında çocuklar sükûnete ne zaman ihtiyaçlarının olduğunu kendiliğinden anlarlar ve hemen küçük bir ara verip kendilerini meşguliyetten geri çekerler. Fakat çocuklardaki bu yetenek zaman geçtikçe kaybolur. Bunun sebebini, öncelikle televizyon ve bilgisayarın çocukların hareketlerini sınırlamasında aramak gerekir. Çünkü televizyon ve bilgisayar başında oyalanan çocuk daha geç yorulur. Bunlar uzun zaman boyunca ara vermeksizin sürdürülen meşguliyetlerdir. Bu yüzden konsantrasyon eksikliğine ve dikkat bozukluklarına neden olmaktadır.

Sizler bir ebeveyn olarak çocuğunuza kendini toparlama fırsatı kazandırabilmek için neler yapabilirsiniz? Aile yaşantınızın düzenli olması elbette bu konuda önemli bir rol oynar. Fakat bunun yanı sıra, sizin çocuğunuzla paylaşabileceğiniz bir dizi denenmiş teknik vardır. Bu teknikler, oyunlar ve küçük alıştırmalar şeklinde sırayla uygulanabilir. Bunlar, uzun çöl yolculuğunda yolculara güç takviyelerinin yapıldığı vahalar gibi çocuğunuza sükûnet ve enerji takviyeleri sağlayacağınız fırsatlardır. Böylece ona, sonradan yeni bir güç ve keskin bir zekâ ile hayata atılmasını kolaylaştıracak olan bir geri çekilme imkânı sunmuş olursunuz.

 

ZİHİNSEL BECERİLERİ VE DUYU YETENEKLERİNİ KULLANMAK

Çocuğun kendine ve kendi duyusal algıları üzerine yoğunlaşması, sükûnete kavuşmasının en iyi yoludur. Bu konuda bütün duyusal ve zihinsel fonksiyonları aynı anda kullanmak, tek bir duyu kanalı ile sınırlı kalmanın karşısında yer alır. Böylece peş peşe gelen ve izlenimlerden kaçan detayların çoğu algılanmış olur. Bu sınırlanma bir eksiklik değil, aksine duyusal algıların hedeflenerek yavaş yavaş bilince çıkan zenginliği anlamına gelir. Keşfetme ve tanıma aşamaları açıkça gözlemlenebilir. Çoğu çocuk, bu zihinsel oyunları özel bir gayret ve sabır dolu bir sessizlik ile oynar. Özellikle küçük çocuklar, bizim sıradan şeyler olarak gördüğümüz birçok eşya karşısında büyülenirler. Ama yine de onlar için bu eşyalar, ikinci bir bakışa ve birkaç saniyelik dikkate değmezler bile. Buna karşın aşağıdaki oyunlar, okul öncesi çocuklar tarafından da büyük bir zevkle oynanmaktadır. Belki siz de oğlunuz ya da kızınızla bunlardan birini oynarken konsantre olmanın büyüsünü yeniden keşfedebilirsiniz. 

1. ÖNERİ

BARDAKLARDAN ORG YAPMAK

Bardaklardan ahenkle ses çıkaran bir org oluşturmanın insana sakin bir ruh hâli kazandıracağı konusuna pek itiraz eden olmaz. İnce camlı bardaklara farklı miktarlarda su koyun ve bunları yan yana sıralayın. Çocuğunuzla birlikte bunların karşısına geçin. Her ikiniz de elinize birer tahta kaşık alarak bardaklara dikkatlice vurun ve çıkan seslere dikkat edin. Bardakları, kalın ses çıkarandan ince ses çıkarana doğru düzenleyin. Şimdi hepsine sırayla vurun ve her birinin çıkardığı ses kaybolana dek ona kulak verin. Bardakların ses tonu içindeki su azaltılmak veya çoğaltılmak suretiyle değiştirilebilir. Sonra da basit bir melodinin notalarını bulup çocuğunuzla birlikte bu şekilde çalmayı deneyin.

 

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari