Çocukta dil, edebiyatla gelişir

3. İstanbul Edebiyat Festivalinde Çocuk Edebiyatı Atölyesi’ne Genel Yayın Yönetmenimiz Melike Günyüz ve yazarımız Bestami Yazgan katıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü sorumluluğunda, Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesince gerçekleştirilen 3. İstanbul Edebiyat Festivali etkinliklerinin 8 Aralık Perşembe günkü etkinliklerinden biri olan Çocuk Edebiyatı Atölyesi’ne Genel Yayın Yönetmenimiz Melike Günyüz, yazarımız Bestami Yazgan ve Nevzat Yüksel katıldı. Oturum yöneticiliğini de yapan Melike Günyüz, konuşmasına çocuk edebiyatının günümüzde taşıdığı önemi vurgulayarak başladı.

Ancak dil zevki geliştirebilen, estetik bir beğeni düzeyi oluşturabilen metinlerin, çocuk edebiyatı metni olduğunu savunan Melike Günyüz, çocuk edebiyatı denildiğinde akla sadece belli erken yaşlara sıkışmış metinler gelmesinin yanlış bir kanaat olduğunu belirttikten sonra “Bir metnin çocuk edebiyatı metni olup olmadığını anlamanın en kolay yolu, biz yetişkinlerin o metinden zevk alıp almadığımızdır.” dedi. Günyüz, edebiyatın çocuk açısından hayatı yeniden tanımlama, dünyaya dair belli başlı intibalar edinme vasfını hatırlattıktan sonra, “Şiire geri dönmemiz, çocuklarımızı masal kitaplarından önce şiirle buluşturarak dilin inceliklerini keşfetmesini sağlamamız gerekiyor. Diliyle arasına mesafeler koyulmuş bir toplumun öksüz çocukları olarak bu dili yeniden inşa etmek ve çocuklarımızla buluşturmak zorundayız.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

BESTAMİ YAZGAN: Şiir ve Çocuk İkiz Kardeşler

Bestami Yazgan çocukların gelişiminde şiirin önemini ele aldı. “Millî kültür bir millet için hayati önem taşır. Millî kültürün en önemli unsurlarından biri şiirdir. Mimarlar nasıl saraylar yaparsa şairler de ses sarayları yaparlar.” diye söze başlayan Bestami Yazgan küreselleşme ile her şeyin birbirine benzemeye başladığını söyledi. En milliyetçi edebî türün şiir olduğunu ileri sürenYazgan, şiire millilik yönünden sahip çıkmak gerektiğini ifade ederek çeşitli şiirler okudu. İletişimi sağlayan en büyük araç olan dilin sadece yaşayan insanlar arasındaki iletişimi değil nesiller arasındaki iletişimi de sağladığını belirten Bestami Yazgan “Çocuk için en değerli besin kaynağının ana sütü olması gibi çocuğun ruhunu besleyen en önemli besin de anadilidir.” dedi. Dünya bir ağaç olsa çiçeğinin çocuk olacağını, sanat bir ağaç olsa çiçeğinin şiir olacağını dile getiren Yazgan, çocukla şiirin ikiz kardeşler olarak kabul edilebileceğini ifade etti.

NEVZAT YÜKSEL: Çocuk En Büyük Şeydir

Son olarak söz alan Nevzat Yüksel, Abdülhak Hâmid’in “Kim demiş ki çocuk küçük bir şeydir /Bir çocuk belki en büyük şeydir.” dizelerine atıf yaparak çocuğa değer vermenin önemine, yetişmelerinin kıymetine dikkat çekerek konuşmasına başladı. Öğrenmenin ve öğretmenin en önemli aracı olan dilin güzel kullanılmasının sözlerin düşünceyi layıkıyla temsil edebilmesi için şart olduğunu ifade eden Yüksek, dili kullanmada herkesin yetkin bir konumda olabilmesi için çocuk yaşlardan itibaren verilecek çok yönlü bir dil eğitiminin şart olduğunu dile getirdi.

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari